0:00
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, İran yönetimi ile nihai bir uzlaşı sağlanana dek bu ülkenin limanlarına yönelik uygulanan deniz ablukasının sürdürüleceğini ifade etti.
Sosyal medya platformu üzerinden bir paylaşımda bulunan Trump, ablukanın İran üzerinde “büyük bir yıkım” meydana getirdiğini belirtti. ABD Başkanı ayrıca, yaşanan gerilimde Amerika Birleşik Devletleri’nin “açık ara önde” olduğunu vurguladı. ABD ile İran arasında devam eden geçici ateşkesin çarşamba günü itibarıyla sona ermesi öngörülürken, taraflar arasında yeni bir müzakere turunun gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceği henüz netlik kazanmadı. Müzakerelerin Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılması planlanmasına rağmen, iki tarafın da toplantıya katılımı konusundaki belirsizlik sürüyor.
İSLAMABAD GÖRÜŞMELERİ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki heyetin henüz Washington’dan ayrılmadığı kaydedilirken, İran yönetiminden de görüşmelere katılım konusunda kesin bir karar gelmediği bildirildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yürütülen abluka faaliyetleri kapsamında bugüne kadar toplam 27 geminin rotasını değiştirmek zorunda kaldığını duyurdu. Pazar günü ise ABD güçleri tarafından, ablukayı delmeye çalıştığı belirtilen İran bayraklı bir yük gemisine ilk kez el konulduğu açıklandı. Tahran hükümeti, söz konusu müdahaleyi “korsanlık” olarak nitelendirerek bu durumu ateşkes ihlali olarak kaydetti.
İran ise yaklaşık iki aydır Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutmaya devam ediyor. Küresel enerji sevkiyatı açısından kritik önemde olan boğazdaki bu durum, dünya genelinde petrol fiyatlarında artışa yol açtı. Bölgede kısa süreliğine açılan geçiş hattı, gemilere yönelik saldırı iddialarının ardından yeniden kapatıldı.
ABD tarafı, İran’ın saldırılarını ateşkesin “açık ihlali” olarak değerlendirdiğini belirtirken, Tahran yönetimi de ABD ablukası kaldırılmadan Hürmüz Boğazı’nı açmayacağını bildirdi. İki ülke arasında daha önce yapılan ilk tur görüşmelerden sonuç alınamazken, ikinci tur müzakerelerin kritik bir döneme denk geldiği ifade ediliyor. Diplomatik kaynaklar, tarafların görüşmelere katılma ihtimalinin sürdüğünü ancak sürecin belirsizliğini koruduğunu vurguladı.


Bir yanıt yazın